turkanornekgulpinar.com

Makaleler

DOÇ.DR. TÜRKAN ÖRNEK GÜLPINAR

Serklaj Teknikleri Nedir?

Serklaj Teknikleri Nedir?

Servikal serklaj, halk arasında rahim ağzı yetmezliği olarak bilinmektedir. Temelde bu probleme sahip anne adaylarının rahim ağzına uygulanan işleme denir. Rahim ağzı yetmezliğinin erken doğuma neden olmaması için rahim ağzını saracak şekilde dikiş atılmaktadır.

Servikal serklaj dikişi, gebeliğin 12 ila 14. haftalarında atılmaktadır. Böylelikle düşükler ve erken doğumlar yüksek oranda engellenmiş olur. Genel anestezi verilerek yapılan işlem, 5-10 dakikada gerçekleştirilmektedir. Operasyon günü kasılmalar ve kanama ihtimaline karşı hastanede kalınması önerilir.  Hastanede kanama ve kasılmaları önleyici tedaviler uygulanmaktadır.

Normal doğum isteniyorsa atılan dikişler gebeliğin 37. Haftasında alınır. Sezaryen doğum planlanıyorsa da dikişler doğum sonrasında alınmaktadır. Servikal serklaj, vajinadan (transvajinal servikal serklaj) veya daha az sıklıkla karın içinden (transabdominal servikal serklaj) yapılabilir.

Çeşitli serklaj teknikleri bulunmaktadır. Bunlar;

  1. 1.Vajinal yolla uygulanan yöntemler
  2. McDonald tekniği
  3. Schirodkar tekniği
  4. 2. Karından (abdominal yolla) uygulanan teknikler


En sık kullanılan serklaj tekniği “McDonald” tekniğidir. Bu teknikle birlikte rahim ağzına erimeyen bant şeklinde bir materyalle dikiş atılır. Bu serklaj, genellikle gebeliğin 14. haftası ile 18. haftaları arasında yerleştirilir. Dikiş genel olarak 37. gebelik haftası civarında alınır. Fakat kimi durumlarda daha da erken alınabilmektedir. Materyal herhangi bir reaksiyona sebep olmaz ve dikiş ağrısız bir şekilde çıkarılır.

Abdominal serklaj karından uygulanan bir yöntemdir. Kesi ile karın bölgesine girilerek mersilen bant ile rahim ağzına boydan boya dikiş atılır. İsteğe bağlı olarak sezaryen doğum sonrasında serklaj dikişi alınır.

Serklaj, uygun zaman ve kullanılan teknikle birlikte sevindirici sonuçlar verebilir. Her yapılan işlemde olduğu gibi bu işlemde de komplikasyon riski bulunmaktadır. Çok az da olsa kanama, kasılma, enfeksiyon ve amniyon sıvısının erken gelmesi bu risklerin içinde yer almaktadır.

Paylaş